Poedat Akademisi
3. Buluşma

Nisan 2021
Tiyatro Medresesi

Özgün bir sosyal bilimler buluşması.

Akademi, doğası gereği bir açıklığın alanıdır; çarpıcı, alışılmadık, uçsuz bucaksız… Günümüzde akademi, kâr odaklı, nicelik temelli ölçütlerin belirleyici olduğu ve sonucun sürece yeğlendiği bir yapıya evriliyor. İster içinden ister dışından olsun akademiyi dönüştürmenin, hiç değilse “başka bir akademi”yi çağıran akışlar yaratmanın zamanı geldi. Poedat Akademisi, sosyal bilimlerde akademisyenliği düşünen veya akademiyle bir şekilde bağını korumak isteyen üniversite öğrencilerine, üniversitelerde bulunan doktora sonrası araştırmacılara ve üretimlerine üniversite dışından devam eden bağımsız araştırmacılara yönelik gerçekleştiriliyor.

Güncel çalışmaların sunulacağı ve birbirinden farklı tezlerin, makalelerin, soruların tartışmaya açılacağı Poedat Akademisi, olgunlaştırıcı bir çember olma özelliği taşıyor. Amfilerde sıkışmaya, çarçabuk yapılan okumalara ve gerçekliğin kendilerinin tekelinde olduğunu düşünen kişilere, kurumlara ve yetkelere karşı Poedat Akademisi yalınlığı, yavaşlığı, çeşitliliği önemsiyor. Poedat Akademisi üyeleri, doğanın içinde, yoğunlaşmaya uygun, entelektüel tartışmaların kişisel paylaşımlarla bütünleştiği bir ortamda birlikte yaşıyorlar.

16 Temmuz Pazartesi

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

15.15-16.15

Sena Çenkoğlu

Ölüm, beden, yas gibi kavramlar ile bunlara bağlı cenaze ve anma geleneklerinin Japon kültüründeki tezahürlerini tartışırken, bu geleneklerin tarihsel dönüşümünü doktora tezi düzeyinde araştırmaya odaklandığımda cenaze hizmetlerinin bu kültürde (ve kimi diğerlerinde) pazarlanan bir ürün olarak ele alınmasıyla karşılaştım. Araştırmaya dair bu bilgi, tez konumun kapsamı açısından olduğu kadar, kavramsal çerçeveye de yeni bir pencereden bakmamı sağladı. Baktığım yerden, ölümün bir insan evrenseli, cenazenin ise bir kamu hizmeti olduğu penceresinden bakışlarımı tüm bunların birer tüketim metası olarak değerlendirildiği başka bir pencereye çevirdim. Bu noktada kaçınılmaz olarak, bu tüketim metasının sınıfsal türevleriyle karşılaştım.

Japonya’da 25 bin dolar karşılığında cenaze töreni düzenlemek mümkün olduğu gibi, süpermarketten 80 dolar ödeyerek de hizmet almak mümkün. İnşaat, turizm, gıda gibi sektörlerden farklı olarak talebi asla düşmeyecek bu sektör (veya gerçekten düşmeyecek mi?) hangi kültürel dinamiklere dayanıyor? Gelenek hangi kırılmalar sonucu piyasalaşıyor, sınıfsal olarak nasıl farklılaşıyor, bu farklılıklar kolektif bilinçte nasıl karşılık buluyor? Bu sorularla ve sahanın katacağı, dönüştüreceği yenileriyle birlikte Japon cenaze geleneklerinin dönüşümünü antropoloji literatürü ve etnografik yöntem aracılığıyla tartışacağım.

Ali Emre Benli

Engin Onuk

Fırat Akova

Günseli Naz Ferel

Hasan Basri Çifci

Kerem Başkaya

Sevgi Aka

Tuna Öğüt

Aramıza katılın.

Gün
Saat
Dakika
Saniye

Our vision

I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, adipiscing elit.

Services

I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, adipiscing elit.

Contact us

I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, adipiscing elit.

Katılımcı başvuruları doktora sonrası araştırmacılara, doktora öğrencilerine, yüksek lisans öğrencilerine, lisans öğrencilerine ve mezunlarına yakın zamanda açılacaktır. Konuşmacı başvuruları kapanmıştır. Program yakında bu sayfada yayımlanacaktır. TOGGLE’A GEÇ BU AKORDİYON